Dr. Adem Sezen

 

ademsezen@hotmail.com

 

Hemodiyaliz Sorumlu Hekimi

DİHED Yönetim Kurulu Başkanı

 

DİYALİZ HEKİMİ İHTİYACI ALARM VERİYOR !

 

Ülkemizde diyaliz hizmetinin verilmesini düzenleyen temel kurallar Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan “Diyaliz Merkezleri Hakkındaki Yönetmelik” ile belirlenmiştir. Bu yönetmelik(Madde 13);  “İlk otuz cihaza kadar bir; otuz bir ilâ elli cihaz için iki sertifikalı tabip bulunur. Elliden fazla cihazı olan mevcut merkezler için her otuz cihaza bir sertifikalı tabip bulunur. Ancak, her tedavi seansı için, otuz hasta için bir; otuz bir ilâ altmış hasta için iki ve müteakip her otuz hasta için ilâve bir sertifikalı tabip bulunur.”  merkezde çalışacak hekim sayısını açık bir şekilde belirlemiştir.  Diyalizde çalışabilecek hekimler ise Sertifikalı Diyaliz Hekimi, Sertifikalı Uzman Tabip veya Nefrolog’tur.

 

Bu şartlara sahip hekimler, seans boyunca merkezde seansta bulunmak zorundadır, her seans diyaliz hastasını muayene etmek ve muayene ettiğini de belgelemek zorundadır. Bunu kim istiyor; hizmet bedelini ödeyen SGK. Nerede belirtiyor isteğini; Sağlık Uygulama Tebliği’nde(SUT). Diyaliz yönetmeliğinde ve SUT'’ta diyaliz için kamuda ya da özelde farklı uygulama olacağına dair hiç bir hüküm yoktur.

 

Günlük pratikte ise; özel diyaliz merkezlerinde, SGK ve Sağlık Bakanlığı denetimleri sebebiyle bu şartların en azından  %90’ ına  uyulmaktadır. Kamuda ise son 2 yıldır bir çok diyaliz merkezinde hiç bir şekilde aktif hekim bulunmamaktadır. Sadece haftada bir ya da ayda bir ilaçları yazılmaktadır. Gerekçe olarak ise özel sektörde veya kamuda hekimin bulunamaması veya maliyetler el altından bahane olarak sunulmaktadır.

 

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2015 yılı sonu rakamlarına göre ülkemizde 2,850 civarında diyaliz sertifikası almış diyaliz hekimi bulunmaktadır. Özel ve kamu diyaliz merkez sayısı 850 iken,  30 cihazın üzerinde makinesi olan 50 civarında özel diyaliz merkezi bulunmaktadır. Halen 60.000 hemodiyaliz tedavisi alan hastamız mevcuttur.

Merkezlerin çoğunluğunun 6 gün 3 seans çalıştığını var sayarsak her merkezin 3 civarında Sertifikalı Diyaliz Hekimi ihtiyacının olduğu görülmektedir.

 

Sertifikalı diyaliz hekimi sayısına bakarsak ülkemizde her diyaliz merkezine 3 hekimin düştüğü görülür. Ama günümüz gerçeği hiç de böyle değil. Sertifikalı diyaliz hekimleri kamu diyaliz merkezlerinde çalışmak istemiyorlar, özel sektörde ise sertifikalı diyaliz hekimlerinin hızlı  kaçışı  mevcut.

 

Bu hekim diyaliz kursuna gitmek için çaba sarf etmiş, 6 ay boyunca evini- çevresini değiştirmiş, kurs sonrasında sınava girmiştir. Yetmezmiş gibi, ülkemizde sadece diyaliz çalışanlarına uygulanan Resertifikasyon Sınavı denen bir sınava girmek zorunda bırakılmıştır. Sürekli aynı kronik hasta grubunu gören, sadece diyaliz değil; hastanın tüm branşlardaki sorunlarını çözmek için, özel sektörde haftada 6 gün, kamuda ise icaplı her gün  çalışan bu hekimler yıllardır bu işi başarı ile yürütmüş olmalarına rağmen, bu gün ne oldu da başka işlerde çalışmaya karar verdiler.

 

Olanları dilim döndüğünce sıralamaya çalışayım: Her yönetmelik değişikliğinde iş yükü artırıldı.Sorumlulukları artırıldı.İşi fiilen yapmasına karşın başkaları yapıyormuş gibi kayıtlara geçirildi.Her ekonomik kriz anında veya diyalize zam alınamadığında çalışma şartları ağırlaştırıldı.Ücreti artacağına neredeyse geriletildi.Her yönetmelik hazırlığında psikolojik olarak baskı altına alındı. Günlük mesai her gün 3 seans yapan merkezlerde 11 saati  aştı. 30 cihaz üzeri merkezlerde kendisi izinde olsa da imzası kullanılarak yasal yükümlülükleri üstünde kaldı. Kamuda her gün bir diyaliz merkezine geçici görevle gönderildi, üzerine döner sermayesi azaltıldı. Yaptığı diyalizin kalitesi, uluslararası standartların üzerine çıkarken, bazı Hocaları tarafından diyalizde mortaliteyi artırmakla suçlandı. Yazacağı ilaca yöneticileri-patronları tarafından pranga vuruldu. Hastaların yaşam süreleri arttıkça sorunları arttı, ancak çözüm bulmakta tek başına kaldı. Gün geçtikçe gelecek korkusu sardı. Piyasada çalışma saatlerine ve şartlarına göre ücretleri dipte kaldı.

 

2016 diyaliz yönetmeliği hazırlıkları sırasında, sektör temsilcileri tarafından, hala ekonomik rant için, iş yükünü artırmak için, diyaliz hekimlerine psikolojik baskı yapılıyor. Bugün itibarı ile sadece İstanbul'da özel sektöre 8 tam gün sertifikalı diyaliz hekimi aranmakta, kamu merkezlerinin çoğunda ise hekim sayısı eksiktir. Eğer diyaliz sektörü ve Sağlık Bakanlığı durumu görmezden gelmeye devam eder ve çözüm üretemez ise; yıl sonuna doğru özellikle büyük şehirlerdeki özel diyaliz merkezleri için hekim bulunamaz hale gelecektir.

Yayın Tarihi: 15/03/2016

DiyalizHaber

Diyalizden Haberiniz Olsun

www.diyalizhaber.net © 2016  Edited&Designed by PEGASUS