DİNİMİZ ORGAN BAĞIŞININ ÖNÜNDE BİR ENGEL DEĞİLDİR!

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde gerçekleştirilen toplantıda  organ bağışı tıbbi ve dini açıdan ele alındı.

1/10

Dünyada ve ülkemizde organ yetmezliği önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Organ yetmezliğinin tedavisinde ise, organ nakli en iyi ve bazen de tek tedavi seçeneğidir. 

 

İyilik İçimizde Derneği'nin çabaları ve İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin ev sahipliğinde 20 Şubat 2019 tarihinde “Organ Bağışında Sözünüz Can Kurtarır” sloganı ile bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantı moderatör olarak görev alan İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamit Er 'in konunun önemini anlattığı açılış konuşması ile başladı.

Toplantının ilk konuşmasında Acıbadem Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Acıbadem International Hastanesi Böbrek Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. İbrahim Berber dünyada organ naklinin ve organ bağışının durumunu özetleyen bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda “Türkiye'nin canlı vericilerden organ bağışı konusunda dünyada birinci olmasına rağmen, beyin ölümü gerçekleşen kadavra vericilerden yapılan organ nakli konusunda son sıralarda yer aldığını”, “organ nakli bekleme listelerinde 26.000'den fazla hastanın organ nakli için sırada beklediğini, bu bekleyen hastaların yıllık % 10'unun ise organ nakli yapılamadığı için hayatını kaybettiğini”, “ülkemizde geçen yıl 2178  beyin ölümü bildirimi yapılmasına rağmen, ancak bunlardan sadece 598’inden organ bağışının gerçekleşebildiğiniz” belirtti.

 

Takiben İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Karataş'ın yaptığı konuşmada; “İslam dininin, insanın hayatta kalmasının önemini vurguladığını”, “bir kişiyi daha hayatta tutmak için gerekirse, tüm insanlığın bir çaba içinde olması gerektiğini, “İslam dininin organ bağışına asla bir engel olmadığını, ilahiyat mezunları ve din görevlileri olarak bu konuda toplumu bilgilendirmek için çalışmalara destek olmamız gerektiğini” vurguladı.

 

Son olarak kronik böbrek yetmezliği sebebiyle hemodiyalize giren üniversite öğrencisi Almina Özdemir; “13 yaşında bu hastalık sebebiyle, periton diyalizi tedavisine başladığını, babasının bağışladığı böbrek sayesinde 5 yıl sağlıklı bir dönem geçirmesine rağmen, şu an hemodiyalize girdiğini, hemodiyaliz ile hayatının önemli düzeyde kısıtlandığını, hemodiyaliz tedavisi sebebiyle üniversite eğitimi ve günlük yaşantısında yaşadığı zorlukları” paylaştı.

 

Toplantı sonrası organ nakli ve organ bağışı hakkında görüşlerini aldığımız, İyilik İçimizde Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gülay Özdemir “Biz aile olarak, kızımızın rahatsızlığı sebebiyle bu sorunun bizzat içindeyiz. Bu konuda zorlukları bilen kişiler olarak bir dernek kurma ihtiyacı hissettik. İyilik İçimizde Derneği böbrek yetmezliği hastalığında tedavinin bilinçli yürütülmesi ve organ bağışının öneminin ortaya konulması için projeler geliştirmek ve en önemlisi de minik yavrularımıza bu uzun yolculukta arkadaşlık etmek için kurulmuştur.Bu konuda yaptığımız çalışmalarla hastaların dertlerine bir nebze deva olabileceğimizi düşünüyoruz. Organ bağışının artırılması için çalışmalar yapmak, derneğimizin ana amaçlardandır. Bu konuda bizimle çalışmalara katılmak isteyen, destek vermek isteyen tüm kişi, kurum ve kuruluşları aramızda görmekten mutluluk duyarız” diyerek açıklamalarına son verdi.  DİYALİZHABER

Yayın Tarihi: 25/02/2019