top of page

Gözde Karatepe

dol.gozde@hotmail.com

 

ÖÄŸrenci

Åžehremini Anadolu Lisesi

 

BEN DOKTOR BİLGE'NİN KIZIYIM !​

​

Bir evden kaç cenaze çıkar ? Bir insan ömründe kaç kiÅŸiyi topraÄŸa koyar? Bir anne kaç hayat yaÅŸar? Kaç saat uyur? 


Ben bir doktor kızıyım. Bunu söylemenin haklı gururunu 18 yıldır başımın üstünde taşıyorum. Benim annem bir doktor. Bunu ayrıca söylemenin verdiÄŸi güçse paha biçilemez. Her ÅŸey bir yana, ben mesleÄŸine tapan bir kadının kızıyım. 

 

18 yaşındayım, 2 ÅŸehir deÄŸiÅŸtirdim, 3 kez taşındım. 5-6 yaÅŸlarında kapıyı kilitlemeyi öÄŸrenip, 2 yaşımdan beri gittiÄŸim anaokullarında velisi en son gelen hep ben oldum. Evdeki en önemli eÅŸyanın telefon olduÄŸunu "icap" kelimesinin anlamından hemen sonra öÄŸrendim. ÇocukluÄŸumun korkulu rüyası, annem evdeyken geç saatte çalan telefonlardı. Annem telefonu açar da uzun uzun düÅŸünürse; dünyam başıma yıkılırdı. "Hemen geliyorum" der, bir eliyle başımızı okÅŸayıp tembihlerken, bir yandan hazırlanmaya çalışır, eli ayağına dolaşır, saatte dahi bakmadan gözü arkada hastaneye koÅŸardı. Bazen kızardım içimden. Ama çok içimden, kendime bile farkettirmeden. Farkedersem çok utanırdım kendimden. Karşımdaki bir can ve yaÅŸama tutunmak için anneme ihtiyacı var. İşte ölümle de böyle tanıştım.

 

Hep evimizin bir parçasıydı, hatta merkeziydi; mesleÄŸi. Hastaların durumlarını dinler, her dinlediÄŸimde yeni terimler öÄŸrenirdim. Kulak aÅŸinalığımın olduÄŸu bir ÅŸeyi söyleyince, hoÅŸuma bile giderdi. Onun konuÅŸtuÄŸu dilden anladığımı hissederdim. Hiçbir zaman girmeyeceÄŸim ameliyathaneleri, yoÄŸun bakımları her akÅŸam dolaşır, hiç yapmaya ihtiyaç duymayacağım operasyonları, uygulamaları defalarca öÄŸrenirdim. Hastalarla birlikte yaÅŸar, birlikte iyileÅŸirdik biz. İşler ters giderse en yakın refakatçisi olur, hep beraber aÄŸlardık. Evet doktor kızıyım, hala gurur duyuyorum. 

​

Nöbet ertesi günleri, en can alıcı zamanlardı. Annem eve gelir, ayakkabılarını çıkarmaya dahi hali yok. EÄŸilir çözerdim baÄŸlarını. "Zor bir geceydi kurtaramadık". Sesi içine kaçmış, yüzünden düÅŸen bin parça, gözleri kan içinde , dudakları susuzluktan kurumuÅŸ. Giriyorum koluna, götürüyorum yatağına. Uyanık olup olmadığından emin deÄŸilim. Kafasını koyduÄŸu gibi, gözleri kapanıyor. Örtüyorum üstünü, çıkıyorum. "Sessiz olmamız gerek, çok yorgun‶. İçim parçalanıyor, gözlerim dolmuÅŸ. Kıymetlimin bir gram uykuya hasret kalması, beni yerle bir ediyor. O belki baÅŸkasının annesine hayat verirken, benim annemin ömründen ömür gidiyor diyorum yine içimden. Ama çok içimden. Doktor kızıyım ben. Sesli söylersem utanırım. Yalnız bu gecenin sabahı hayal edilemeyecek kadar garip geliyor bana. Bir insan alarm daha çalmadan, bu kadar güzel nasıl uyanır diyorum. Az önce anlattığım harabeden eser yok. Öylesine zinde ve aydınlık. Sanki ilk iÅŸ günüymüÅŸ gibi heyecanlı. 


Benim mantığıma sığdıramadığım nokta da burada baÅŸlıyor. MesleÄŸini aÅŸkla yapıyor. Ömrüyle ilmek ilmek örüyor. O yorgunlukla uyurken bile benim gördüÄŸüm gibi deÄŸil aslında, çok mutlu. Severek yapıyor iÅŸini.


Ah be diyorum. Çıldırmış bu doktorlar. Çok büyük insanlar. İnsanları ayırıyorum ikiye; doktorlar ve diÄŸerleri. Bu mesleÄŸi seçme, icra etme ve böyle büyük bir aÅŸkla baÄŸlı kalabilme cesaretine sahip bütün hekimlere hayranlıkla bakıyorum. Varlıkları için hepsine teÅŸekkürler. İyi ki; Doktor Bilge’nin kızıyım.

Yayın Tarihi: 09/06/2017

bottom of page