KALP ve DAMAR CERRAHI GÖZÜYLE EV HEMODİYALİZİ

 

Hemodiyaliz tedavisi, kronik böbrek yetmezliğinde,  ülkemizde sıklıkla (%81) uygulanan tedavi yöntemidir. Böbrek nakli ve periton diyalizi ise; geriye kalan % 19 hastada uygulanmaktadır.

 

Hemodiyaliz tedavisi ile ülkemizde  yaşayan hasta sayısı şu an için 60.000 civarındadır. Hemodiyaliz tedavisi daha önceden sadece diyaliz merkezinde doktor gözetiminde ve tecrübeli diyaliz hemşireleri-teknikerleri tarafından uygulanmaktaydı.  Ev hemodiyalizi ile bu tedavi evde hastanın kendisi veya bir yakını tarafından uygulanmaktadır.

 

 Son yıllarda gazete, televizyon ve sosyal medyada sıkça ev hemodiyalizi konusu işlenmeye başladı. Ev hemodiyalizi ile hastaların diyaliz merkezine gidiş gelişlerinde kaybettikleri zaman kendilerine kalmaktadır. Ayrıca istedikleri zaman ve istedikleri süre kadar diyaliz yapabilmeleri, hastalara önemli bir özgürlük vermektedir. Ayrıca daha uzun süre yapılan diyalizin,  diyaliz kalitesi üzerine olumlu etkilerinin olması beklenmektedir.

 

Ev hemodiyalizi kulağa hoş gelse de; bu konunun yarar ve riskleri açısından detaylı incelenmesinde fayda vardır. Ev hemodiyalizi konusunda aşağıdaki hususlarda görüşlerimi açıklamak isterim:

 

  1. Hemodiyaliz işlemi son derece teknik ve ayrıntıları olan bir tedavidir. Tedavinin her aşamasında teknik, tıbbi sorun ve komplikasyonların görülmesi mümkündür.

  2. Hemodiyalize giren hasta grubunda yıllık ölüm oranları % 15-20 düzeyindedir. Bu ise yüksek riskli bir hasta grubuna bu tedavi yönteminin önerildiği anlamına gelir. Bu tedavi için hastanın detaylı kardiyolojik bir incelemeden geçmesi uygundur.

  3.  Damar girişi bir hemşire için bile yıllar içinde kavranan ve tecrübe kazanılan bir konudur. Bu konuda hastanın veya hasta yakınının, 2 ayda tamamen bu işi öğrenebileceğini iddia etmek hemşirelik mesleğine ve eğitimine saygısızlıktır. Hemşire diyalize başlatmadan hastanın tedaviye uygunluğuna karar vermekte, damaryolunu kontrol etmekte, uygun iğne takma bölgesine, iğne yönüne ve çapına karar vermektedir. Bu aşamalarda, hemşire tecrübesi, yüzlerce farklı hastanın fistülüne, binlerce iğne girişi yapmakla, mükemmel düzeye gelmektedir.

  4. Hastanın damar girişini kendinin yapması, bazı hastalarda mümkün gibi gözükse de bu işlemi hemşire iki elini kullanarak ve sterilliğe azami gayret göstererek yapmaktadır. Hastanın kendi iğne girişi yapması, enfeksiyon riskini artırabilir, işleme bağlı fistüle zarar verme ve damarın yırtılması gibi durumların gelişme riskini artırabilir. Hastanın uygunsuz hareketi veya damarın balonlaşmış kısmından yırtılması ile oluşabilecek aşırı kanamaların, hastanın dakikalar içinde ölümüne sebep olabileceği unutulmamalıdır.

  5. Bu tedavi seçeneğinde genellikle button-hole (düğme deliği) denilen aynı noktadan ve aynı açı ile yapılan iğne giriş tekniği uygulanmaktadır. Bu teknikte iğne giriş noktalarında yalancı anevrizma (balonlaşma), ciltte incelme, enfeksiyon ve rüptür gelişme riskinin artabileceği bilinmektedir.

  6.  Evde hemodiyaliz programına alınacak hastaların fistüllerinin, hastanın kullanımı açısından risk değerlendirmesi yapılmasına ihtiyaç vardır. Bu değerlendirme bu konuda tecrübeli damar cerrahları tarafından Renkli Doppler USG kullanılarak yapılmalıdır. Bu değerlendirmede el dolaşımı, fistül debisi, fistül damar çapı, fistül damar derinliği ve fistül damar trasesi gibi faktörler ayrıntılı değerlendirilmelidir. Buna göre güvenli ve tehlikeli iğne takma lokalizasyonları belirlenmelidir. Damaryolunun 6 ay veya 1 yıllık periyodlarla damar cerrahları tarafından takibi sağlanmalıdır.

  7.  Hasta evde hemodiyaliz işlemi sırasında gelişebilecek ve acil müdahale gereken durumlara karşı savunmasızdır. Bu sorunlar geliştiği anda hastanın ölüm riskinin yüksek olması beklenir. Bu sebeple evde diyaliz tedavilerinde gelişebilecek acil durumlara karşı, iyileştirici önlemlerin alınması uygundur.

  8. Yönetmelik ve genelgeler incelendiğinde hastaya veya yakınına 2 aylık eğitim sonrası bu işi evde yapabileceğine dair sertifika nefrolog imzasıyle verilmektedir. Hasta veya yakınlarının gelişen tıbbi bir sorun karşısında dava açıldığında, eğitimin yetersiz verildiği iddiasıyla eğitim hemşiresi ve nefroloğu sorumlu göstermeleri mümkündür.

  9. Hasta ve hasta yakınlarına bu tedaviyi uygulama hakkının verildiği belirtilmekle birlikte, bu kişilerin yaptıkları hatalı uygulamalar sonucu maruz kalabilecekleri cezai sorumluluk açık değildir. Günlük hayatta biliriz ki; verilen bir hak ayrıca sorumluluk ve cezai müeyyide ile birliktedir.

  10. Evde diyaliz yapan hastanın yakınlarının, bu tedavi uygulanırken evde stres kaynağı olacağı, özellikle çocuk yaş grubundaki bireylerin bu ortamdan uzak tutulması gereklidir. Ayrıca diyaliz sonucu oluşan tıbbi atıkların, ev halkını koruyacak önlemlerle ilgili kuruluşa teslimi konusunun yakından denetlenmesi gerekir.

  11. Ev hemodiyalizi için her eve bir diyaliz makinası ve su sisteminin kurulması gibi maliyetli bir yatırım gerekmektedir. Merkez hemodiyalizinde 5 hastaya bir makine kullanılabilirken,  tamamı ithal cihazlara en azından 5 kat daha fazla ekonomik kaynak ayrılması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.

  12. Ülkemizde geçerli sağlık hukuku, doktorun bulunmadığı ortamda yapılabilecek tıbbi müdahaleleri son derece kısıtlamışken, evde hemodiyaliz gibi atardamar girişimi olan, tıbbi cihaz kullanımı gereken ve acil durum müdahaleleri bulunan bir tedaviye hastanın-hasta yakınının yapabilme hakkının geçerliliği tartışmalıdır. Ülkemizde çok küçük işlemlerin bile, doktor tarafından muayenehanelerde yapılması imkansızken, hemodiyaliz işleminin ev ortamında,  hasta tarafından yapılmasına müsaadenin dayanaklarının gözden geçirilmesinde fayda vardır.

  13. Ev hemodiyalizi sırasında gelişen komplikasyon ve ölümlerin hukuki sonuçlara yol açması kaçınılmazdır. Bunun için sorunlar karşısında hasta, hasta yakını, eğitim hemşiresi, nefrolog, diyaliz merkezi mesul müdürü, diyaliz merkez sahibinin hukuki ve cezai durumu belirlenmelidir.

  14. Bu tedaviyi yapan hastadan ve yakınından gelişebilecek komplikasyonlara bağlı, ayrıntılı onamlar alınmalıdır. Aksi takdirde bu süreçlerin ciddi tazminat davalarına dönüşmesi kaçınılmazdır.

  15. Ev hemodiyalizinin hasta-hasta yakını yerine,  en azından 5 yıl tecrübeli diyaliz teknikeri veya hemşiresi tarafından yapılmasının koşulları sağlanmalıdır. Ayrıca hastanın vital bulgularının  online izlemi için doktorun bulunduğu, sağlık personelinin sesli olarak yönlendirilebildiği komuta merkezleri oluşturulmalıdır. Böylece acil durumda doktorun emriyle gerekli ilaç tedavileri uygulanabilir ve 112 sisteminin hastaya en hızlı şekilde ulaşması sağlanabilir.

 

Her şeye rağmen; ev hemodiyalizinin seçilmiş hasta grubunda hastanın yaşam kalitesi ve diyaliz yeterliliği üzerine faydalı etkilerinin olması beklenir. Ev hemodiyalizinin standartlarının yükseltilmesi, tedavinin güvenilirliğini artırarak, daha çok hasta tarafından uygulanabilmesini sağlar. Bunun için dünyada uygulanan projeler detaylı olarak incelenmeli; hekim, hemşire ve hasta derneklerinin görüşleri doğrultusunda yapılacak düzenlemelerle, bu tedavinin daha güvenli bir hale getirilmesi sağlanmalıdır.

Op. Dr. Mesut Kösem

 

mesutkosem@hotmail.com

 

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

Acıbadem International Hastanesi

 

 

Yayın Tarihi: 06/04/2016

DiyalizHaber

Diyalizden Haberiniz Olsun

www.diyalizhaber.net © 2016  Edited&Designed by PEGASUS