

HEMODİYALİZDEN KURTULMAK MÜMKÜN MÜDÜR?
​
Akut böbrek yetmezliÄŸi dediÄŸimiz, geçici hasarlı böbrekler nedeniyle diyalize girenlerin, en fazla 3 ay içinde diyalizden çıkmaları beklenir. Bu hastalar genç ise %1 kadarı, yaÅŸlı ise %10 kadarı ne yazık ki tam iyileÅŸmez ve diyalizde kalıcı hale gelirler. Kronik böbrek hastalarında ise hasar genellikle yavaÅŸ ve uzun sürede geliÅŸtiÄŸi için, diyaliz aÅŸamasına geldiklerinde artık diyaliz tedavisi de çoÄŸunlukla kalıcı olur ve böbrek nakli yapılana dek bu tedaviye devam ederler.
Bir diÄŸer hasta grubu ise; henüz diyaliz aÅŸamasında olmadığı halde, araya giren ani bir ek hasar nedeniyle hızla böbrek fonksiyonu bozulan ve diyalize baÅŸlanan hastalardır. Bunlarda enfeksiyonlar, ilaçlar, ishal gibi ağır sıvı kayıpları, böbreÄŸin boÅŸaltımını engelleyen prostat büyümesi veya taÅŸ hastalıkları, böbrek dolaşımını bozan venöz veya arteryal trombus (pıhtı) oluÅŸumu baÅŸlıca sebeplerdir. Bu hasta grubunda diyalizden çıkma oranı altta yatan nedenin tedavisi ile yüksektir, çoÄŸunlukla 3-6 ay içinde önceki böbrek fonksiyonlarına dönerler ve diyalize son verilir. Bu grubun ise eski kreatinin deÄŸerine düÅŸme oranı %60-70 civarındadır.
Nadir veya mucizevi olan vakalar ise 1 yıl veya üzerinde diyalizde kalıp, aylık tetkiklerinde böbreÄŸin düzeldiÄŸi görülen ve diyalizden çıkarılan hastalardır. Bu tür durumların görülme olasılığı %1'den azdır, aynı zamanda hekimin ve hastanın beklemediÄŸi sürpriz bir durumdur. Bu hastalara baktığımızda genellikle diyalize baÅŸlama dönemleri de anidir ve çoÄŸu akut yani geçici böbrek yetmezlikli hastalar, veya henüz diyaliz aÅŸamasında olmayıp ani bozulmayla diyalize baÅŸlanan hastalardır. Bu hastalar da diyaliz süresi 3-6 ayı geçip hala düzelmedilerse artık kronik hasta sayılarak diyalize devam ederler. Uzun bir süre diyalizde kalıp sonra düzelen ve diyalizden çıkarılan hastalar, takip eden hekimi de ÅŸaşırtırlar, peki böyle bir ÅŸey nasıl olabilir?
ÖrneÄŸin; hasta ağır bir iskemik kortikal nekroz geçirmiÅŸse (mesela doÄŸum sonrası aşırı kanama, ağır hipotansiyon ve böbreÄŸe kan gitmemesi) yani böbrek ani ve ağır bir hasara uÄŸramışsa, bunlarda düzelme yavaÅŸ olur, bazen 1 yıl veya üzerinde sürer ve bu dönemi diyalizde geçirir. Bu vakalar tamamen düzelmese de diyalize ihtiyaç göstermeyen bir aÅŸamaya gelebilir.
ÖrneÄŸin her iki böbrek veninde tombüs geliÅŸen bir hastada ani böbrek yetmezliÄŸi geliÅŸir ve bu trombüsler diyalizde heparin verildikçe yavaÅŸ yavaÅŸ açılmaya baÅŸlarlar. Bu süreçte de hastalar 1 yıl ve üzerinde diyalize girebilirler, trombus yani pıhtı parçalanıp dolaşım açılınca böbrekler çalışmaya baÅŸlayabilir ve diyalizden sürpriz bir ÅŸekilde kurtulabilirler.
BöbreÄŸin en az kanlanan ve en yavaÅŸ düzelen kısmı medulla dediÄŸimiz iç kısmıdır. Bazen iskemi, bazen toksik madde alımı sonrası ağır medüller hasar geliÅŸir. Hasta diyalize alınmaya baÅŸlanır. Medüller hasar ağırsa düzelme de çok yavaÅŸ olacaktır. Düzelme olursa, bu hastalarda da 1 yıldan sonra diyaliz ihtiyacı kalmayabilir.
Böbrek ince damarlarını tutan vaskülit gibi hastalıklarda da, tedavi baÅŸlanmasına raÄŸmen, diyalize baÅŸlamak gerekebilir. Hasta diyalize girse de vaskülit tedavisine devam edilir, bu süre 6 ay-1 yıl devam eder. EÄŸer hasta tedaviye geçte olsa yanıt verirse, uzun süren bir diyaliz tedavisine raÄŸmen vaskülitin düzelmesi nedeniyle diyalizden çıkma ÅŸansına sahip olabilir.
Saydığımız örnekler daha da çoÄŸaltılabilir ve artık hekimin de, hastanın da kronik ve kalıcı diyaliz hastası olduÄŸuna kanaat getirdikleri bu hasta grubu ÅŸaşırtıcı bir ÅŸekilde diyalizden kurtulabilir. Ancak bilinmelidir ki, bu hastalar tam bir düzelmeyle deÄŸil, kısmi bir düzelmeyle diyalizden çıkarılır. Yine nefrolog takibi devam ettirilir ve belki birkaç yıl sonra yine diyaliz ihtiyacı olabilir. Sebep her ne olursa olsun bir miktar kalıcı hasar mutlaka olacaktır. İlk 3-6 ay içinde diyalizden çıkma ihtimali daha yüksek iken süre arttıkça diyalizden çıkma ihtimali azalır. Hastayı diyalizden çıkarma kararı vermeden önce böbrek fonksiyonları laboratuvar hatalarına karşı en az iki kez tekrar edilmelidir.
ÇoÄŸunlukla çok emin olduÄŸu konularda insanlar yanılabilir, hayat ÅŸaşırtıcıdır ve sürpriz olayları karşımıza çıkarıverir. Bazen uzun bir süre geçtiÄŸi halde böbreÄŸin kısmen de olsa düzelmesini tıbben açıklamak, cidden zor olabiliyor. Kitabi bilgi veya tecrübe olsun, bilgilerimizin ve deneyimlerimizin dışında kalan ve tam açıklanamayan henüz çok ÅŸey var. Tamamen varsayım olacak ama, belki bazı insanlarda kendini yenileyemez dediÄŸimiz hücreler yenileme özelliÄŸi taşıyor olabilir ve bunlar genetik yapıyla ilgili olabilir. Yine varsayım ama, bazı insanlarda kök hücreler hasarlı bir organını yenileme özelliÄŸine sahip olabilir. Belki bu hastaların detaylı incelenmesi bizlere ek bulgu saÄŸlayabilir.
Biz yine neticeye bakalım. DüÅŸükte olsa iyileÅŸme olasılığının olduÄŸunu belirtmek hastalarda morale ve bağışıklık sistemine katkı saÄŸlar. Düzelme ihtimali yönünde kapıları tümden kapatmak, hastalarda psikiyatrik ek sorunlara yol açabilir, düzelme örnekleri verip umudu az da olsa canlı tutmamız yanlış veya yalan da deÄŸildir. Milyonda bir ihtimale raÄŸmen piyango bileti alıp, umutla bekleyen milyonlarca insan varken, hastaya hiç umut vermemek katı bir yaklaşım olsa gerektir. Kadavradan böbrek umudunun yanında, böbreklerin de düzelebileceÄŸi umudunu eklemek, özellikle diyalize yeni baÅŸlayan hastalarda bize bir ÅŸey kaybettirmez, oysa hasta için her iki durum da pencereyi aralayıp biraz daha nefes almak kadar önemlidir.
Doç. Dr. Metin Sarıkaya
Nefroloji Uzmanı
S.B. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
​
Yayın Tarihi: 13/11/2016




