OMUZLARIM DİK, GÖZLERİM NEMLİ !

 

Odanın kapısı çalınır, içeriden “ Gel” sesi. Kapı açılır ve içeriye bir çocuk ve annesi girer. Gözlerinde bir parça hüzün, biraz korku ve belirsizlik. Buyur edersin; “Merhaba ben periton diyaliz hemşireniz” dersin. Bakarsın tekrar gözlerine, kaygı daha da artmış. Tanışma sonrası dersin ki; “ Ne hissettiğinizi anlayabiliyorum. Çok haklısınız, bilmiyorsunuz ve korkuyorsunuz. Merak etmeyin, sizin yanınızdayım. Birlikte yapacağız, birlikte öğreneceğiz ve hep sizinle olacağım”. Sonra tekrar bakarsınız. O gözler yine aynı gözler.

 

Anne üzgün. Canı ciğeri, her şeyi, kendi elleriyle büyüttüğü biricik yavrusuna; yine kendi elleriyle, öğrenecekleri ile hayat katacağını bilmiyor. “Başarabilir miyim, öğrenebilir miyim ya da zarar verir miyim” türünde bin tane soru aklında. Soramıyor, konuşamıyor, ama; boğazı düğüm düğüm.

 

Tekrar çalar kapı. Yine bir “gel” sesi. Gözler kapıda. Daha öncesinde eğitimini almış, artık periton diyalizi konusunda deneyimli olan, başka bir anne ve çocuğu. Mutlular ve güvendeler. Bakınca anlaşılır gözlerinden. Çağırırsın yanına. “Bakın, sizi ailemizin yeni fertleriyle tanıştırayım” der periton diyaliz hemşiresi. “Biz bir aileyiz” diye devam eder. Gururludur, ailemize öncesinde katılmış periton diyalizi uygulayan çocuğum ve annesi. Anlamsızca bakar, neyin içinde olduğunu anlamaya çalışan, yeni annemiz ve onun güzel çocuğu.

 

Zaman geçer şöyle bir itiraf gelir: “Hemşire hanım, ilk tanıştığımız gün çok kızmıştım size. Ne ailesi; benim bir ailem var. Başka bir aileye ihtiyacım yok diye düşünmüştüm. Hiç sevmemiştim sizi, bu söylediklerinizden dolayı. Yanılmışım, beni ailemden bile daha iyi anlıyorsunuz ve daha yakınsınız”.

 

Orada başlar, periton diyaliz hemşiresinin anneliği. Artık ikinci annesi olmuşsunuzdur her bir hastanın. O çocuklar, senin de çocuklarındır.

 

Ben de anneyim. Bir tane kızım var. Neden bir tane diye sorduklarında, cevabım artık şudur: “Bir tane evde olabilir. Toplamda hasta sayım kadar çocuğum vardır. Hep artmaktadır. Bir gün hayatımdan, böbrek nakli olup ya da melek olup gitseler de.

 

Zordur annelik; anne olanlar bilir. Bir çocuğun annesi olmak zor; büyüt, okut, yetiştir. Tüm bunların yanında bir periton diyaliz hastası çocuğa sahipseniz, daha mı zordur annelik. Ama o anne daha güçlü, daha sevecen, daha dayanıklı ve dağ gibidir.

 

Bir çocuk periton diyaliz hemşiresi iseniz, sırtınız hiç yere gelmez. Bir sürü çocuğun, arkadaşın, kardeşin, onların eşleri, aileleri, kısacası; bir ordu vardır arkanızda. Omuzların hep diktir, gözlerin nemli, kalbin kocaman.

Hem. Ayşen Toktay

 

aysentoktay@hotmail.com

 

Çocuk Periton Diyalizi Sorumlu Hemşiresi

 

İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi

Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Yayın Tarihi: 17/03/2016

DiyalizHaber

Diyalizden Haberiniz Olsun

www.diyalizhaber.net © 2016  Edited&Designed by PEGASUS