top of page
RÖPORTAJ KONUSU: AMERİKA'DA DİYALİZ 
Röpor
taj Konuğu: Hem. Aysel Saçan  
Röportaj Yapan: Mesut Kösem

DiyalizHaber: Bugün konuğumuz Amerika Birleşik Devletleri’nde çalışan Hem. Aysel Saçan. Aysel Hanım DiyalizHaber’e hoşgeldiniz. Öncelikle bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. Aysel Hanım kendinizi bize kısaca tanıtabilir misiniz?

Aysel Saçan: Ben Aysel Saçan Kıvrak. Eskişehir’de doğdum ve çocukluk yıllarımı Eskişehir’de geçirdikten sonra okul, iş ve ailevi nedenlerle çeşitli şehirlerde yaşadım ve şu anda Amerika’nın Colorado eyaletinde yaşamaktayım.

    

DiyalizHaber: Hemşireliğe ilk başlangıcınızı anlatır mısınız?

Aysel Saçan: Dürüst olmak gerekirse hemşireliğe başlamam çok tesadüfi oldu, hayatımda ilk kez mesleki sınava girdim, kazandım ve bitirdim. Daha sonra ise hep iyi ki hemşire olmuşum dedim, mesleğimi gururla ve sevgiyle yaptım.

DiyalizHaber: Hemodiyaliz hemşiresi oluş sürecinizi ve Türkiye’deki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Aysel Saçan: Mesleğime ilk kez Başkent Üniversitesi;  o zaman ki adıyla Organ Nakli ve Vakıf Hastanesi’ nde başladım. Ne şanslıyım ki Sayın Haberal hocamdan ve ekip arkadaşlarımdan çok değerli bilgiler edindim. 1985 yılında diyaliz merkezi sadece bir kaç ilde ve üniversite hastanelerinde mevcut idi. Bizim 450’ nin üzerinde hastamız vardı. Gambro cihazlarını kullanıyorduk ve zaman zaman İsveç’ten eğitime gelirlerdi ve gündemi neredeyse birebir takip ediyorduk. Asetat diyalizi ile başlayıp şu an teknolojinin bizi getirdiği en üst noktadaki hemodiyaliz cihazlarını birebir kullandım. 1990 ve 2021 yılları arasında ise Alanya Can Hastanesi’nde tatil diyaliz hemşireliği yaptım.Yabancı hastalarla değişik ülkelerin diyalize yaklaşımları ve hastaların diyalize yaklaşımı,tolere etmesi ve kabul süreçlerini gözlemleme şansım oldu. Tatil diyaliz hemşireliği alanı meslekte bambaşka bir bakış açısı ve deneyim getiriyor. Benim açımdan stressiz çalışma, hastaların diyalize gelirken tatil modunda gelmeleri ve hastaların streslerini yönetme becerileri, hayata tutunmaları, tedavilerini kitap okuyarak ve sürekli planlama çerçevesinde geçirmeleri ve çalışma hayatlarını bırakmadan diyalizi hayatlarının bir parçası yapmaları etkileyiciydi. Açıkcası diyaliz onları değil onlar diyalizi yönetiyordu ve tedaviye uyumları ise tartışmasız biçimde mükemmeldi. Seans arası kılo yönetimleri,ilaç takipleri ve diyete uyumları tartışmasız biçimde çok başarılıydı. Daha sonra İstanbul’a taşındım ve Fresenius gibi çok sevdiğim kurumlarda çalıştım. Emeklilikten sonra ise Istanbul Aydın Üniversitesi Diyaliz Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştım. Üniversite, öğrencilere cihaz üzerinde ve maketlerle uygulamalı eğitim için bütün koşulları sağladı ve bu esnada beni daha önce çalıştığım kurum olan Fresenius ise bize desteklerini esirgemedi, malzeme ve cihaz konusunda hep arkamda oldular. Değerli hocam Dr. Adem Sezen ile birlikte bölümün kurulumu ve eğitim süreçlerinde hep birlikteydik. Değerli  Dr. Mesut Kösem hocam ise AV fistül ve damar ulaşım yollarında öğrencilerimize katkılarını esirgemediler. Son yılllarımda ise  Bilgi Üniversitesi Diyaliz Bölümü’ nde öğretim görevlisi olarak çalıştım ve Amerika’ya taşınmamız nedeniyle çalışma hayatımı sonlandırdım.

 

DiyalizHaber: Amerika’da diyaliz hemşireliği yapmaya nasıl karar verdiniz ve denklik (NCLEX, vize süreçleri vb.) alma süreciniz nasıl geçti.

Aysel Saçan: Amerika’ya taşındıktan sonra benim için büyük bir bariyer olan dil öğrenme sürecini başlattım, Community College Of Denver, Front Range College gibi okullarda dil dersleri aldım ve mesleki olarak bir yerlerden başlamam gerektiği için CNA kursu aldım. Bütün bu aşamalardan sonra American Renal Care’ de diyaliz teknikeri olarak çalışmaya başladım. Bu süreç benim için çok ilginçti, eminim ki sizler için de öyle olacak. Çünkü ben ilk duyduğumda şoka girmiştim. Amerika’da diyaliz teknikeri olmak için herhangi bir eğitime ihtiyacınız yok, lise mezunu olmanız yeterlidir. Kuruma başvuruyorsunuz, kurum sizi kabul ederse yaklaşık 3 aylık kurumun atadığı bir tekniker sizi  cihaz, malzeme ve fistüle giriş konusunda pratik eğitime tabi tutuyor. Daha sonra siz tekniker olarak çalışabiliyorsunuz. 6 ay sonra ise ulusal bir sınava girip CCHT sertifikası alıyorsunuz, sertifika 3 yıl geçerli, 3 yıl dolmadan sınavla sertifikayı yeniliyorsunuz. Maaş değil saat ücreti uygulaması var ve ücret deneyime göre değişiyor. Tekniker olarak buraya gelmek maalesef pek mümkün değil; çünkü böyle bir okul olmadığı için denklik söz konusu değil. Hemşirelik sürecinde ise denklik için ben Newyork Nursing Boardı tercih ettim, nedeni ise yaklaşık 7 eyalet başta Newyork olmak üzere TOEFL veya ESL gibi dil sınav zorunluluğu yok, sadece NCLEX sınavını geçmek gerekiyor. Eğer dil sınavı alınırsa bu da konuşma, yazma ve dinleme gibi çeşitli kategorilerde, en az 70 gibi puan istiyor. Diplomaları Türkiye’de notere onaylatmanız gerekmiyor, eğer okulunuz size ingilizce diploma ve transkript sağlıyorsa bu yetiyor ama bu evrakları direkt okulunuzun göndermesini istiyorlar. Bütün bu süreçler yaklaşık olarak en az 6 ay sürüyor, daha sonra sınavı almaya hak kazanıyorsunuz. Türkiye’den başvuru yapar, sınavı Türkiye’den alıp geçebilirsiniz. İstanbul’da NCLEX sınav merkezi mevcut. Eğer sınavı geçerseniz Türkiye’den iş başvurusu yapılabilir ve hastane ya da kurum sizi kabul ederse dil bariyeri de yoksa kurum size vize için gereken koşulları sağlıyor.Ben vatandaş olduğum için bu aşamaları yapmadım.

DiyalizHaber: Türkiye’deki hemşirelik deneyiminiz ile Amerika’daki hemşirelik pratiği arasındaki en belirgin farklar nelerdir?

Aysel Saçan: Öncelikle burada mesleki tanımlar çok net ve herkes mesleki görev tanımına uymakla yükümlüdür. Burada hastanelerde hemşire maksimum 5 hastaya bakmakla yükümlü ve hemşire vitalleri almıyor sadece hastanın değerlendirmelerini yapıyor ve daha çok tedavi sürecinde organizasyonları sağlıyor. Vitalleri CNA (hemşire yardımcısı) alıyor, oral ilaçları tekniker veriyor, IM uygulamaları LPN (Lisanslı pratik hemşire)  yapıyor. Hemşire kan ve kan ürünlerini veriyor, IV ilaç uygulamalarından ve teknisyenleri takiple sorumludur. Hastanın ilaçları, tetkikleri konusunda hekim ile iletişimde olmak zorundadır. Diyalizde ise diyaliz hemşiresi 10 hastadan sorumlu, girişlerde ve çıkışlarda hastanın akciğer dinlemeleri ve genel değerlendirmeleri yaparak belgelendiriyor. Haftada 3 gün 38 saat civarı çalışıyoruz. En belirgin fark mesleki tanımın net olması ve görevin dışındaki şeyleri reddetme hakkının olması, mesleki olarak ise herkes birbirine saygılı olmak zorundadır. Türkiye’de maalesef mesleğimizin tanımı yok ve inanılmaz bir iş yükü var ve sınırlar belirsiz. Reddetme hakkınız yok, herkes üstünüz olabiliyor ve bazen bunlar mesleki kırılmalara yol açabiliyor.

DiyalizHaber: Bir diyaliz klinik hemşiresinin ABD’deki tipik bir çalışma günü nasıl geçer?

Aysel Saçan: Sabah 4.30 da işe başlıyoruz, hastalar gelmeden ilaçlar ve düzenlemeler hazırlanıyor. Hasta gelmeye başladığında ise hastaların değerlendirmeleri yapılıp makine kontrolleri yapılıyor, ordera uyumlu mu, makineler tüm testleri geçmeden ve hemşire onay vermeden tedavi kesinlikle başlatılamıyor. Makine en az 2 kişi tarafından kontrol ediliyor ve imzalanıyor daha sonra tedavi başlatılıyor. Tüm ilaçları hemşireler vermek zorunda ,teknisyen sadece heparin verebilir onun dışında kesinlikle yasak. Sorumlu olduğumuz 10 hastanın tüm bakım ve ilaçların sorumluluğu bizde.  Klinikte ki süreçlerden de hemşire sorumludur. Hemşire kesinlikle makineye hasta bağlamıyor, iğne ve damar ulaşım yollarına bakmıyor, süreçten sorumlu sadece.

 

DiyalizHaber: Amerika’daki diyaliz merkezlerinde (örneğin DaVita, Fresenius vb.) hemodiyaliz ve periton diyalizi süreçleri nasıl yürütülüyor?

Aysel Saçan: Burada tüm kurumların işleyişleri farklıdır. DaVita’ da hemşire sadece 8 hastadan sorumlu, hastaların tedavi ve bakımları, ilaç uygulamaları, tedavinin başlatılması ve sonlandırılmasından sorumludur. Hemşire bilgilendirilmeden tedaviyi sonlandırmak mümkün değildir. Teknisyen 8 hastadan sorumludur, bu hastaların makinelerinin hazırlanması, dezenfeksiyonu, damar ulaşım yolları gibi.

Fresenius ise hemşireye 10 hasta veriyor ve tedavinin başlatılması sonlandırılması, ilaç uygulamaları gibi. Teknisyenlere ise 4 hastanın makine hazırlanması, hastanın tartılması, dezenfeksiyonu, hastanın makineye bağlanması, vitalleri vs.

Benim çalıştığım firma olan American Renal Care ise teknisyene 5 hasta, hemşireye 10 hasta sorumluluğunu veriyor. Ama bunun üzerinde hastaya kesinlikle bakamazsınız. Fazla hasta gelmiş ise herhangi bir nedenle, o hastaya hemşire bakmak zorundadır.

DiyalizHaber: ABD'deki diyaliz merkezlerinde kullanılan teknoloji ve cihaz standartları hakkında ne söyleyebilirsiniz?

Aysel Saçan: Burada çok ilginç bir detayın altını özellikle çizmek isterim, Türkiye’deki cihazlar daha modern. Bizim klinikte Freseniusun 15 yıl önceki cihazlarını kullanıyoruz, seans aralarında dezenfeksiyon yok, gün sonu sirke ile cihazlar yıkanıyor. Bibag biz 15 yıl önce kullanıyorduk, burada yeni kullanıma başlamışlar. Bazı setleri ne zaman kullanmaya başladığımızı hatırlamıyorum bile. Geçen yıl bizde yeni kullanıma başlandı. Tedavi süreci maksimum 4:30 saat, bizim klinikte sadece 2 hasta 4:30 saat, onun dışında genelde 4 saat.

DiyalizHaber: Hastaların diyaliz tedavisi finansmanı (Medicare, Medicaid veya özel sigortalar) klinik süreçleri ve hasta takibini nasıl etkiliyor?

Aysel Saçan: Bahsettiğim üzere görev tanımları çok net, bu süreçleri sosyal hizmet uzmanı yönetiyor, eğer hastanın yeterli geliri, barınağı, yeterli yiyecek vs. yoksa tüm bunların organizasyonunu sosyal hizmet uzmanı sağlıyor.  Ayrıca ulaşım, çocuk ve yaşlı bakımları gibi. Sigorta süreçleri de tamamen sosyal hizmet uzmanının takibindedir.

 

DiyalizHaber: Amerika’da böbrek yetmezliği olan hastaların profili nasıl? Hastaların tedaviye uyumu ve öz-bakım bilinci ne düzeydedir?

       Aysel Saçan: Hasta profili tamamen bölgeye, eyalete göre değişkenlik gösteriyor. Öz bakım yine aynı şekilde hastanın eğitim durumuna, gelirine, bulunduğu eyalete ve bölgeye göre değişkenlik gösteriyor.

 

DiyalizHaber: Diyaliz hastalarında beslenme, psikososyal destek ve multidisipliner yaklaşım (diyetisyen, sosyal hizmet uzmanı, nefrolog iş birliği) nasıl işliyor?

Aysel Saçan: Kliniklerde işleyiş şu şekilde, 1 nefrolog klinikten ve hastalardan sorumlu, her hafta yada en az 10 günde bir klinikte, pratisyen hekimler her hafta, klinikte hekim olma zorunluluğu yok.  Sorumlu hemşire, klinik müdürü gibi çalışıyor. Diyetisyen her hafta gelip takip etmek zorunda ve fosfor bağlayıcıları diyetisyen reçete ediyor. Sosyal hizmet uzmanı tüm sosyal işlerden sorumludur. Ekipteki herkes bilgi paylaşımını düzenli olarak sağlıyor. Görev karmaşı yok diyebiliriz.

 

DiyalizHaber: Kliniklerde enfeksiyon kontrolü ve hasta güvenliği konusunda ne gibi katı kurallar uygulanıyor?

Aysel Saçan: Enfeksiyon kontrolü çok ciddi bir şekilde uygulanıyor. State kontrolleri habersiz gerçekleşiyor ve herhangi bir uygunsuz durum gördüğünde klinik kapatılabiliyor. Her hastaya dokunduktan sonra sanitizer ve el yıkama zorunlu. Her işlemden sonra eldiven değiştirme zorunlu.Kateter bakımında en az 6 eldiven değiştirmek gerekiyor. İğne takarken fistül arter ve ven ayrı ayrı en az 30 sn alkollü dezenfektanla temizleniyor. Kuruması beklenirken eldiven değişiyor, manipülasyondan sonra yeniden yani yaklaşık 1 iğne uygulamasında 3 kez eldiven değişmek zorundadır. Tedavi sonunda da aynı şekilde kateter kapakları 30 sn dezenfekte, her bir iğne 30 sn ve heparin verilirken 30 sn ve en az 4 kez eldiven değişim, eldiven değişimi arasında hand sanitizer zorunludur.

DiyalizHaber: ABD’de diyaliz hemşirelerinin çalışma saatleri, vardiya düzeni, maaş skalası ve ek imkanları tatmin edici mi?

Aysel Saçan: Hemşirelerin çalışma saatleri haftalık en az 38-40 saat ve 3 gün olarak belirlenmiş, eğer isterseniz ve klinik uygun ise daha fazla çalışabilirsiniz ama isteğiniz dışında sizi çalıştıramazlar. Maaşlar burada saat ücreti ve yıllık olarak belirleniyor. Genel olarak saat ücreti başlangıç deneyimsiz hemşirelerde 45 $ ve deneyime göre artıyor. Hemşirelerin yaşam koşulları ve maaşları yine eyaletlere göre değişiyor. Newyorkta bir hemşirenin saat ücreti 50 ile 110 $ arası değişiyor, biz de ise 45-80$ arası değişiyor. Kurumlar genel olarak size iyi bir sigorta sağlıyor, göz, diş vs. Hastaneye ulaşım kolay ve konforlu. Örneğin ben acil servise gittiğimde ayrı odalar, sıcak battaniye vs. gibi konforlar sağlıyorlar. Hekim size tüm bilgileri vermek ve zaman ayırmakla yükümlüdür. Yıllık olarak 80-120,000$ kazanabiliyorsunuz ve bu miktar burada iyi bir şekilde yaşamanızı sağlar.

DiyalizHaber: Bu alanda çalışırken karşılaştığınız en büyük mesleki ve kültürel zorluklar neler oldu?

Aysel Saçan: En büyük sıkıntıyı dil bariyerinde yaşadım. Doğal konuşma gerçekten çok farklı ve ben bunları anlamakta hala zorlanıyorum. Ama ekip arkadaşlarım ve hastalarımız çok anlayışlılar ve genelde rencide etmiyorlar. Örneğin dün yaşadığım bir deneyimden bahsedeyim; hasta beni anlamadı ama bana özür dilerim, işitme sorunum var tekrarlar mısınız dedi. Çok ince ve zarif bir hareket, bazıları çok iyi konuştuğumu ama onların anlamakta zorlandığını söylüyor. İncitmiyorlar yani.

DiyalizHaber: Amerika’da diyaliz alanında hemşire olarak uzmanlaşmak veya yönetimsel kademelere geçmek (Nurse Practitioner, Clinical Coordinator vb.) mümkün mü?

Aysel Saçan:Kesinlikle mümkün, bizim klinik müdürümüz işe teknisyen olarak başlamış daha sonra hemşireliği bitirmiş ve şu anda klinik müdürü olarak çalışıyor.

 

DiyalizHaber: ABD'de diyaliz hemşireliğinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Aysel Saçan:Burada hemşire olmak çok saygın ve kabul görür bir meslek, hangi alanda olduğu hiç önemli değil. En büyük avantaj mesleki tanımının olması, sınırların olması ve size istediğiniz kadar olanak sağlaması. Örneğin diyaliz hemşiresi olaral çalışırken araştırmacı olabilirsiniz. Başka bir ekip arkadaşım 50 yaşında hemşire olmaya karar vermiş ve okula başlamış, 4 çocukla bunu başarmış. Beni motive eden çok ilginç ekip arkadaşlarım var. Bir diğeri uzun yıllar CNA (hemşire yardımcısı) olarak çalıştıktan sonra üniversiteye başlıyor, hemşireliği bitirmiş ve 4 yıldır hemşire olark çalışırken şimdi PN(Practional Nurse) pratisyen hekim olmaya karar verdi ve okula başladı. Bu da 2-3 yıllık master süreci aslında ama bu master size saat ücretini 100-150$ çıkarıyor ve inanılmaz avantajlar sağlıyor. Bir başka hemşire arkadaşım ise beslenme alanında master yapmış ve şu an kendi şirketini kurarak alan değiştirdi. Bence parlak ve sonsuz olanaklar var.

 

DiyalizHaber: Ev diyalizi yaygınlaşıyor mu?

Aysel Saçan: Evet her şirketin ev diyalizi mevcut, kontrolünü sağlayacaklarına inandıkları hastaları yönlendiriyorlar.

DiyalizHaber: Boş vakitlerinizde neler yaparsınız? Hobileriniz nelerdir?

Aysel Saçan:En büyük tutkum seyahat ve fotoğraf çekmek. Özellikle Asya ve Güney Amerika insanlarının çok sıcak, içten, çok renkli ve bize çok benzemeleri nedeniyle favori güzergahlarım arasındadır. Bu yıl en son Peru’daydım. Kültür, tarih ve insanların rengarenk olmaları ve bir ülkede hem tarih, hem yaban hayatı (Amazon) deneyimlemek, aynı zamanda el işlerinin özgünlüğü beni derinden etkiledi. Amerika’ya taşınmadan önce de Güneydoğu ve Doğu Anadolu’yu adım adım gezmiştik. Karşılaştığımız insanların kayıtsız şartsız sofralarını, yüreklerini ve evlerini paylaşmaları içimi titretti. Fotoğrafta ise en çok insan yüzlerini çekmeyi seviyorum, en savunmasız, gizemsiz olması belki de beni en çok etkileyen nedendir.

DiyalizHaber: Amerika’da hemşirelik yapmak veya diyaliz alanına yönelmek isteyen meslektaşlarınıza vereceğiniz en önemli tavsiyeler ne olurdu?

Aysel Saçan: Amerika’ya gelmeden önce NCLEX sınavını Türkiye’de almaları ve dil sorununu çözerek gelmeleri kesinlikle birçok alanda işlerini çok kolaylaştıracak ve vize kolaylığı sağlayacaktır. Buraya gelince 1/0 önde başlayacaklar. Bilgi kaynaklarını doğru yerden almaları ise en önemli konu, nedeni ise ben buraya geldiğimde herkes her şeyi biliyor ama aslında hiç bir şeyi bilmiyordu, bu da süreci gereksiz uzattı ve maliyeti 3 kat arttırdı. Maddi kayıplardan bahsetmiyorum bile.

Şahsınıza bana bu fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum, tüm diyaliz camiasına kolaylıklar diliyorum.

DiyalizHaber: Sizinle bu röportajı yapmak bizim için de bir zevktti. Bu röportajın ülkemizde çalışan hemşire ve teknikerler için yol gösterici olacağına inanıyorum. Mesleki hayatınızda başarılar diliyoruz.

Yorumlar (1)

İsmihan ince
1 gün önce

Ayselim çok güzel noktalara değinmişsin başardıkların ve başaracaklarınla kendinle barışık, özgür,özgüvenli mesleğinini güzelbşr şekilde temsil ediyorsun iyiki varsın

Beğen
bottom of page