top of page
Kare-Op. Dr. Mesut Kösem.fw.png

Op. Dr. Mesut Kösem  

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

mesutkosem@yandex.com

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi

5000 HAYATA DOKUNMAK!

Bazı insanlar ömürleri boyunca binlerce insanla tanışır.

Ben ise yaklaşık 5000 insanın damarlarına dokundum.

Her biri farklı bir hikâyeydi. Farklı bir yaşam, farklı bir aile, farklı umutlar… Ama hepsinin ortak bir noktası vardı: Böbrekleri görevini yapamıyordu ve yaşamlarını sürdürebilmeleri için güvenli ve yıllarca kullanılabilecek bir damar yoluna ihtiyaçları vardı.

Benim görevim, onların yaşamla arasındaki o ince köprüyü kurmaktı.

Meslek hayatımın ilk yıllarında yaptığım her AV fistül ameliyatında kalbim biraz daha hızlı atardı. Çünkü biliyordum ki oluşturacağım birkaç milimetrelik anastomoz, yalnızca bir cerrahi işlem değildi. O bağlantı, bir insanın haftada üç gün diyaliz makinesine güvenle bağlanabilmesini sağlayacak, belki de yıllarca yaşayabilmesine katkıda bulunacaktı.

 

Yıllar geçti…

Saçlarıma aklar düştü.

Ameliyathanede kullandığım, dikiş materyalleri gelişti, ultrason cihazları daha hassas hâle geldi. Ama değişmeyen tek şey, ameliyat öncesinde hastalarımın gözlerindeki endişe oldu.

"Doktor Bey, bu fistül çalışacak mı?"

Bu soruyu binlerce kez duydum.

Ve her defasında aynı sorumluluğu hissettim.

Çünkü ben yalnızca bir damar cerrahı değildim. O an, hastanın umudunu taşıyan kişiydim.

Bir cerrah zamanla teknik olarak ustalaşabilir. Damarı daha hızlı bulabilir, anastomozu daha kısa sürede tamamlayabilir, en ince damarları bile değerlendirebilir. Fakat hiçbir tecrübe, hastanın size duyduğu güvenin ağırlığını hafifletmez.

 

İlk kez diyalize başlayacak genç bir öğretmeni hiç unutmuyorum.

Ameliyattan önce bana, "Hocam, öğrencilerime tekrar kavuşabilecek miyim?" diye sormuştu. Sorusu fistülle ilgili değildi. Sorusu hayatla ilgiliydi. Yıllar sonra kontrol muayenesinde yanıma geldiğinde aynı kolunu göstererek, "Bakın hocam, hâlâ çalışıyor." dedi.

 

İşte o gün anladım ki bazı teşekkürler kelimelerle edilmez. Bir kolun uzatılması bile yeterlidir.

Bir başka hastam seksenli yaşlarındaydı. Ameliyat sonrası elimi tuttu ve şöyle dedi: "Ben yaşlı bir adamım. Ama torunumun düğününü görmek istiyorum."

 

O cümleden sonra yaptığım hiçbir fistül bana sıradan gelmedi.

 

Çünkü o damar yolunun ucunda yalnızca bir diyaliz seansı yoktu.

Bir düğün vardı.

Bir doğum günü vardı.

Bir mezuniyet töreni vardı.

Bir bayram sabahı vardı.

Hayata dair ertelenmek istenmeyen nice an vardı.

Mesleğim bana büyük bir gerçeği öğretti.

Biz cerrahlar, çoğu zaman ameliyat ettiğimiz organı görürüz.

Oysa ameliyat ettiğimiz insanın hayallerini de taşıdığımızı zamanla fark ederiz.

AV fistül ameliyatı teknik olarak belki birkaç santimetrelik bir cerrahi alandır.

Ama etkisi, bir insanın bütün yaşamını kapsar.

Elbette her ameliyat başarıyla sonuçlanmadı. Tıp kesinlik sanatı değildir. Bazen en güzel damar beklediğimiz gibi gelişmedi. Bazen fistül tıkandı. Bazen yeniden ameliyat yapmak zorunda kaldık.

 

İşte o günlerde cerrahın yalnızca eli değil, vicdanı da yorulur.

Çünkü başarısız olan sadece bir damar değildir.

Bekleyen bir insandır.

Bekleyen bir ailedir.

Bekleyen bir hayattır.

5000 ameliyat…

Dile kolay.

Ama ben bu sayının arkasında rakamlar görmüyorum.

Bir öğretmen görüyorum.

Bir polis memuru görüyorum.

Bir çiftçi görüyorum.

Bir mühendis görüyorum.

Ev hanımları görüyorum.

Gençler görüyorum.

Çocuklarının elini bırakmak istemeyen anneler…

Torunlarını büyütmek isteyen dedeler…

İşe yeniden dönebilmenin hayalini kuran babalar görüyorum.

Benim en büyük ödülüm, yıllar sonra koridorda yürürken kolunu kaldırıp uzaktan gülümseyen hastalarımdır. Çünkü o kolun altında atan fistülün sesi bana şunu hatırlatır:

"Bu emek boşa gitmedi."

Meslek hayatım boyunca hep şuna inandım:

Bir cerrahın başarısı yalnızca yaptığı ameliyat sayısıyla ölçülmez.

Gerçek başarı, hastasının size yıllar sonra aynı güvenle bakabilmesidir.

Bugün geriye dönüp baktığımda, ameliyat masasında geçen binlerce saatin bana öğrettiği en önemli şey şudur:

Damarları birbirine dikmek kolaydır. Asıl zor olan, bir insanın umudunu her ameliyatta yeniden yeşertebilmektir.

Eğer bir gün meslek hayatımın özeti tek bir cümle olacaksa, bunun şu cümle olmasını isterim:

"Ben yalnızca AV fistül yapmadım. Her ameliyatta, bir insanın yaşamına devam edebilmesi için sessizce bir umut yolu inşa etmeye çalıştım."

Yayın Tarihi: 02/08/2026

Yorumlar (2)

Suat Gürce
03 Ağu

Seni kutluyorum, çok güzel bir yazı. Sen bizim ailenin gururusun. Başarıların daim olsun.

Beğen

Dr.Sadi Kemal
02 Ağu

Sevgili hocam bu gönülden yazın için seni tebrik ederim tüm hastalarımız adına teşekkür ederim. Ellerinize sağlık, yüreğine sağlık.

Beğen
bottom of page